16 Temmuz 2009 Perşembe

Bir Kitap - 2040 Amerika İslam Cumhuriyeti


Malum; 2040 yılı Türk Dünyası'nın bütün dünyaya adaletle hizmet edeceği, yer yüzünde savaşların biteceği, kardeş kanlarının dökülmeyeceği, barışın - huzurun - başarının her kesimde varolacağı ve bütün bu güzelliklerin tam anlamıyla olacağı yıl benim için..
Haa, tabi birde ben Allah kısmet ederse 2040 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanı olacağım :)
Geçenlerde sahafta okumak için bir şeyler ararken gördüm bu kitabı..
"Benim gibi 2040'a göz diken kim var ve neler var acaba O'nun 2040'ında" diyerek hemen aldım tabi :)
Yazarın 2040'ında; bir yanda Oscar Ödülleri verilirken bir yandan da Amerika sokaklarında Ezan sesleri yankılanmaktadır..
"Siyonist ihanet" diye bir olayın olmadığından da bahsediliyor.. falan&filan..
İlla da okunması gereken bir kitap değilmiş açıkçası :)

Ancak; hikayenin kahramanlarından Rakkim beni gerçekten çok etkiledi.. Çok garip ama Rakkim'i geçenlerde rüyamda gördüm :) "Fedayeen"i nasıl canlandırdıysam hayal gücümde artık :)
Dün akşam
FBKMde tiyatro vardı. Oyuncular Dalaman Yarı Açık Cezaevi mahkumlarıydı. Ve bu oyuncular arasında benim yaşlarımda olduğunu düşündüğüm biri çıkışta bana "sizi tanıyorum ancak nerde tanıştığımızı hatırlamıyorum" gibisinden bir şeyler söyledi.. Garip ama bende kendisini tanıyorum sanki.. Daha önce hiç görmediğime eminim oysa.. Eve gelmem gece yarısını buldu hemen hemen.. O vakte kadar düşündüm ve birşeyler okumak için kitaplığımı karıştırırken O kişiyi nerden tanıdığım geldi aklıma.. Evet O kişi rüyamda Rakkim olarak gördüğüm kişiydi :)
Kendi kendime güldüm :)
Sanırım çok çalışmaktan ve dahası herşeyi eksiksiz yapmak için verdiğim emekten dolayı kafam karışık :)
Birde büyük sona hazırlandığım için biraz heyecanlıyım galiba :)
Zamanla belki seninle de paylaşırım bu "büyük son"u ;)
Okumak güzel şey..
Not: Eskiden haftada 1 kitap ancak okuyabilirken bu aralar haftada en az 3 kitap okuyorum.. Allah'ım yalvarıyorum geçmesin bu sıralar yakalandığım okuma tutkum :)

12 Temmuz 2009 Pazar

Utanıyorum..

Utanıyorum Hünkarım..

Ancak biliyorum ki; senin deli kanın bizlerin bedeninde..
Elbette BÜYÜK TÜRK MİLLETİ zafere nail olacaktır Allah'ın izniyle..

06 Temmuz 2009 Pazartesi

KATİL çin!!!

KATİL çin,
DOĞU TÜRKİSTAN'dan defol!!!
Kardeşimin üzerinden ellerini çek!!!
***
Gerçek SOYKIRIM'ı görmezden gelipte, çin'e ticari ziyarette(!) bulunanlar, devam etsinler..

Gün doğmuş, gün batmış ebet bizimdir..

05 Temmuz 2009 Pazar

Özlem..

Kahramanım, 2 koca yıl geçti seni en son gördüğümden bu yana..
Özledim..
Özleyeceğim, biliyorum..
Nur içinde yat dedecim..

27 Haziran 2009 Cumartesi

Ve 1 Yıl Geçer Hayatımdan..

Geçen yıl bu zamanlar;
yeni hayatım için tuttuğumuz eve yerleşme telaşındaydım..

Akşam üzeri elime kitabımı alıp, yabancısı olduğum bu kentte denizi seyretmek için çıkmıştım evden..
Uygun bir yer bulup oturdum, hep yaptığım gibi yeni umutlarla kitabımı okumaya başlamıştım..
Bir ara kordondan gelip geçenlere takıldı gözüm.. "Acaba bende ilerde burda birilerine selam verebilecek miyim, burda yanımda birileri ile yürüyebilecek miyim" diye iç geçirmiştim.. Ne kadar da zordu, bilmediğim bir yerde bilmediğim bir sabaha uyanmak..

Bugün bir yıl geçti aradan.. Ve ben artık kordonda birilerine selam vermekten yüremekte takılır hale geldim.. Ve ben artık kordonda hep yanı başımda birileyile yürür oldum..

Yaşamımda büyük sayabileceğim değişiklikler oldu..
Üniversiteden mezun oldum..
Atatürkçü Düşünce Topluluğu'ndaki başkanlık görevimden sonra bilmediğim bir yerde Gençlik Meclisi kurdum ve başkanlığını hala devam ettirmekteyim..
Oldukça başarılı çalışmaların altına imza attığımın bir çok kişi farkında..
Milletvekilliği danışmanlığından özel sektörde müdürlüğe kadar bir çok iş teklifi aldım..
Kapıyı anahtarla açmayı öğrendim..
Tek başıma, bir ev nasıl çevrilir, bir hayat nasıl sıfırdan kurulur onu öğrendim..
Bir çok güzel insan girdi hayatıma..
Ve bir çok çirkin insan benden almaya çalıştıklarıyla defoldu gitti hayatımdan..
Ayaklarım yere daha sağlam basar hale geldi..
Paranın olmayan gücünü ve kontrol edilebilirliğini öğrendim..
Kendi evimde misafir ağırlamanın tadına vardım..
Sancılı geceler sonrası yeniden BÜYÜKGÜZEL olarak ayağa kalkabilmeyi öğrendim..
Ekip çalışması yapabilmeyi, başarılarım sonrasında ekibimle yaşadığım mutluluğun tadına varmayı öğrendim..
Kabuslardan korkmamayı, istediğimde iyi rüyalar görebilmeyi öğrendim..
Hasta olunca kendi kendime iğne yapabilmeyi ve iyileşmemin aslında sadece ve sadece kendi elimde olduğunu öğrendim..
Aile, denen kutsal kurumun öneminin ne derece büyük olduğunu bir kez daha hatırladım..
Annem, babam ve hayatımın anlamı kardeşimin can içre can arkadaşlarım olduğunu hep biliyordum zaten ama bu geçen bir yılda daha da tatmin oldum..
Şehir dışındaki ve uluslararası toplantılardaki temsil etmekle onurlandırıldığım büyüklerimin güvenlerini bana açıkça söylemelerinin bana verdiği huzuru da öğrendim..
En büyük sevdam olan Türk Dünyası'nın büyüklüğünü ve 2040 rüyamın gerçekleşmesinin tek yolunun durmadan çalışmak olduğunu bir kez daha anladım..
Maddi karşılık beklemeden, gönüllü çalışmanın keyfine vardım..
Ailem kadar sevdiğim büyüklerim oldu hayatımda.. Rabbim bana bağışlasın onları..
Devlet adamlarının aslında "kötü adam" olmadıklarının farkına vardım..
İsteyince karşımda dağların bile duramadığın artık çok iyi farkındayım..
Ve "bir daha asla hissedemem" dediğim duygularımın hala var olduğunu, bir başkasını beğenmeyi ve hatta beğenmekten ileri o başkasına bir şeyler hissedebildiğimi farkettim.. Hissetmek güzel şey :)

Hayatı ve yaşamayı çok seviyorum..
Fethiye'yi de ortamımı da çok seviyorum..
Ama en önemlisi bana her zaman destek olan sebeb-i hayatım ailemi kendim kadar çok seviyorum..

Fethiye'de daha ne zamana kadar yaşarım bilinmez.. Ancak bildiğim, bu güzel kentten ayrılmak beni gerçekten çok üzecektir..

Denizin maviliğini de, şifasını da çok seviyorum..

Var'oLun küçük dünyamdaki dev adamlar..