Bir gün bir bilge, kendi türleriyle ucmayı reddeden iki ayrı cins kuşa rastlar yol kenarında. Hayli merak eder bu iki farklı yaratığın nasıl olup da kendi aileleriyle, ait oldukları yerlerde yaşamak istemediklerini, nasıl olup da bir yabancı'yı kendi kardeşlerine yeğlediklerini..
Biri karga, biri leylek... O kadar farklıdır ki kuşlar ihtimal veremez birbirlerini sevdiklerine, türdeşleriyle değil de birbirleriyle ucmayı yeğlediklerine. Öyle ya, karga dediğin kargalarla ucmalidir, leylek dediğinse leyleklerle..
Yaklaşir ve merakla inceler kuşları..Tâ ki her ikisinin de topal oldugunu keşfedinceye kadar. O zaman anlar ki, birlikte kaçar, birlikte uçar, birlikte yasarlar. Beklenenlerin yaninda tutunamayanlar..
O zaman anlar ki, sahip olduklari değil, sahip olmadiklaridir kimilerini birbirlerine yakin kılan.
Topal kuşlar birbirlerinin özürlerini bilir ve sömürmek ya da örtmek yerine kabullenirler öylesine.
En sahici dostluklar ortak varliklar uzerine degil, ortak yoksunluklar uzerine kurulanlardir. Ayni sekilde zengin, ayni sekilde mesut olanlarin ortak paydalari sabun köpüğü gibidir uçar, söner. Ortak acı, ortak hüzün, ortak pürüzdür esas yakinlastiran..! yaklastiran...!
(Mesnevi'den..)
***
Bu güzel hikayeyi benimle paylaşan Süleyman kardeşime teşekkürlerimi sunarım..
***
Ayrıca bu akşam misafirlerim vardı.. Keyifli bir akşamdı.. Evim ilk kez bu kadar çok sesliydi..
Ayrıca, sevgili Koç'um Cemil hoca'nın doğum günü bugün.. Bir kez de burdan kutlayayım..
İyiki doğdun, Allah seni başımızdan eksik etmesin sevgili Koç'um =))
19 Şubat 2009 Perşembe
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
1 yorum:
çoook güzelmiş... :))teşekkürler.
Yorum Gönder