13 Haziran 2009 Cumartesi

Bir Şiir - Hani

Hani Tuna'da abdest alacaktık?
Çin Seddi'nde kılacaktık namazımızı?
Eski bir Türkmen çadırından uğurlayacaktık,
Fakir soframızdaki zamanı...
Sonra bir çamçak kımızcasına,
Doyasıya yudumlayacaktık gün batımını,
Altaylar'da toplanıp bir güz gününde,
Sesimizi dinleyecektik Viyana kapılarından..


Hani güneş batmayacaktı?
Tuğumuz olacaktı! Gök çadırımız...
Dağlar yürüyecekti ardımızdan seferlere,
Roma'da yapacaktık son düğünümüzü,
Kerkük; öyle boynu bükük durmayacaktı!
Tanrı Dağları sessiz...
Susuz kalmayacaktık Taklamakan çöllerinde,
Saraybosna'da yalnız...


Hani yaş dökmeyecekti ata yadigârı bulutlar,
Kırım'dan gelecektik ya Arap atlarla,
Mızrak gibi delecektik kalbini Roma'nın
Yine tırmanacaktı gemiler dağlara,
Ve yine şahlanacaktı Kolbaşı'nın kır atı,
Gafiller bilmeyecekti zevk-ü sefayı,
Cenk edecektik Allah yoluna,
Şan alacaktık şan!


Zaman mı durdu bilmem;
İçemedik kımızımızı,
Kesmedi kılıçlar dalgalanmadı Gökbayrak!
Bosna'dan geçemedik Tuna'ya!
Bir bayrak daha dalgalansın diye,
Bir destan daha doğurdu,Tuna'ya akan kanımız!


Derken;Bir esir kampında bölündü rüyamız,
Gafiller öğrendi zevk-ü sefâyı;
Güneş battı, bizden habersiz...


Ardından;
Suyu bitti Taklamakan çöllerinin..


Ve...
Dört çobana gülümsedik yine zorla!.
(aLıntı)

***

Bitmedi, bitmeyecek umutlarım.. Ve biliyorum ki günün birinde Büyük Türk Dünyası yine adalet getirecek bu kirli dünyaya..

***
Not: Annecim geliyor bugün.. Bir kaç saate benimle Allah izin verirse..

2 yorum:

GÖK-TÜRK dedi ki...

Harika bir şiir çok güzeldi..Kimin acaba sadece alıntı yazmışsınız...

Bu arada iyi kavuşmalar..:)

BüYüKGüZeL dedi ki...

@GökTÜRK=> Evet, gerçekten güzel bir şiir.. Yazarını bulamadım ne yazık ki.. Ancak Arif Nazım daha önce seslendirmişti sanırım..

Anneme kavuştum çok şükür, teşekkürLer =))