Geçen yıl bu zamanlar;
yeni hayatım için tuttuğumuz eve yerleşme telaşındaydım..
Akşam üzeri elime kitabımı alıp, yabancısı olduğum bu kentte denizi seyretmek için çıkmıştım evden..
Uygun bir yer bulup oturdum, hep yaptığım gibi yeni umutlarla kitabımı okumaya başlamıştım..
Bir ara kordondan gelip geçenlere takıldı gözüm.. "Acaba bende ilerde burda birilerine selam verebilecek miyim, burda yanımda birileri ile yürüyebilecek miyim" diye iç geçirmiştim.. Ne kadar da zordu, bilmediğim bir yerde bilmediğim bir sabaha uyanmak..
Bugün bir yıl geçti aradan.. Ve ben artık kordonda birilerine selam vermekten yüremekte takılır hale geldim.. Ve ben artık kordonda hep yanı başımda birileyile yürür oldum..
Yaşamımda büyük sayabileceğim değişiklikler oldu..
Üniversiteden mezun oldum..
Atatürkçü Düşünce Topluluğu'ndaki başkanlık görevimden sonra bilmediğim bir yerde Gençlik Meclisi kurdum ve başkanlığını hala devam ettirmekteyim..
Oldukça başarılı çalışmaların altına imza attığımın bir çok kişi farkında..
Milletvekilliği danışmanlığından özel sektörde müdürlüğe kadar bir çok iş teklifi aldım..
Kapıyı anahtarla açmayı öğrendim..
Tek başıma, bir ev nasıl çevrilir, bir hayat nasıl sıfırdan kurulur onu öğrendim..
Bir çok güzel insan girdi hayatıma..
Ve bir çok çirkin insan benden almaya çalıştıklarıyla defoldu gitti hayatımdan..
Ayaklarım yere daha sağlam basar hale geldi..
Paranın olmayan gücünü ve kontrol edilebilirliğini öğrendim..
Kendi evimde misafir ağırlamanın tadına vardım..
Sancılı geceler sonrası yeniden BÜYÜKGÜZEL olarak ayağa kalkabilmeyi öğrendim..
Ekip çalışması yapabilmeyi, başarılarım sonrasında ekibimle yaşadığım mutluluğun tadına varmayı öğrendim..
Kabuslardan korkmamayı, istediğimde iyi rüyalar görebilmeyi öğrendim..
Hasta olunca kendi kendime iğne yapabilmeyi ve iyileşmemin aslında sadece ve sadece kendi elimde olduğunu öğrendim..
Aile, denen kutsal kurumun öneminin ne derece büyük olduğunu bir kez daha hatırladım..
Annem, babam ve hayatımın anlamı kardeşimin can içre can arkadaşlarım olduğunu hep biliyordum zaten ama bu geçen bir yılda daha da tatmin oldum..
Şehir dışındaki ve uluslararası toplantılardaki temsil etmekle onurlandırıldığım büyüklerimin güvenlerini bana açıkça söylemelerinin bana verdiği huzuru da öğrendim..
En büyük sevdam olan Türk Dünyası'nın büyüklüğünü ve 2040 rüyamın gerçekleşmesinin tek yolunun durmadan çalışmak olduğunu bir kez daha anladım..
Maddi karşılık beklemeden, gönüllü çalışmanın keyfine vardım..
Ailem kadar sevdiğim büyüklerim oldu hayatımda.. Rabbim bana bağışlasın onları..
Devlet adamlarının aslında "kötü adam" olmadıklarının farkına vardım..
İsteyince karşımda dağların bile duramadığın artık çok iyi farkındayım..
Ve "bir daha asla hissedemem" dediğim duygularımın hala var olduğunu, bir başkasını beğenmeyi ve hatta beğenmekten ileri o başkasına bir şeyler hissedebildiğimi farkettim.. Hissetmek güzel şey :)
Hayatı ve yaşamayı çok seviyorum..
Fethiye'yi de ortamımı da çok seviyorum..
Ama en önemlisi bana her zaman destek olan sebeb-i hayatım ailemi kendim kadar çok seviyorum..
Fethiye'de daha ne zamana kadar yaşarım bilinmez.. Ancak bildiğim, bu güzel kentten ayrılmak beni gerçekten çok üzecektir..
Denizin maviliğini de, şifasını da çok seviyorum..
Var'oLun küçük dünyamdaki dev adamlar..
27 Haziran 2009 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
4 yorum:
devamlı varolsun hayatındaki herşey...
Allah razı olsun arkadaşım..
Büyükgüzel ilk kez bakıyorum bloguna.22 yaşındasın ve maşşallahın var.Mevla seni kötülüklerden korusun.Bir yazında hastalandığından ve yardım için aradığın insanın sana tavrından sözetmişsin.İçime oturdu resmen bu şahıs her kimse Allah a havale ediyorum.29 yaşındayım ve sana imrendim ve utandım kendimden.Allah utandırmasın.SEVGİ VE DUA İLE
ZEHRA KARAKAYA
@Zehra KARAKAYA=> Allah razı olsun..
Ben yine de Rabbim'e emanet ediyorum o kişiyi..
Aslına bakarsanız öyle imrenilecek bir hayatım yok.. Yapmaya çalıştığım sadece ve sadece adıma ve soyadıma yaraşır şekilde yaşamaya çalışmak..
SevgiLer..
Yorum Gönder